|
Sigara alışkanlığının giderilmesi;
•
Sistemimizin başarı oranının uygun koşullarda yüzde
yüz seviyesinde olduğu net olarak bilinmelidir.
Yapmanız gereken tek şey,sigarayı bırakmaya karar
vermektir.
•
Psikofizyolojik cihaz desteği, reiki ve hipnoz
tekniklerinin birlikte veya ayrı ayrı kullanıldığı
yılların deneyimine dayalı, ilk uygulamadan itibaren
radikal sonuçlar veren, özgün ve kurumumuza özel
farklı bir yöntemdir.
•
Sağlanan fizyolojik destek ile,
hemen ilk uygulamadan itibaren kişinin sigara içme isteği
azalmakta ve sigarayı bırakma ile ilgili yoksunluk
semptomları minimum düzeye inmektedir. Bunun yanı
sıra sigara içme davranışının sosyal, bilişsel,
psikomotor yönleri ele alınarak başa çıkma
becerileri kazandırılmaktadır. Bağımlıya
kazandırılan psişik destek ile sigara bırakmanın
getirdiği negatif semptomlar minimuma indirilerek
bireye destek sağlanmaktadır. (kilo almak, bunaltı,
agresyon yaşamak vb.)
•
Sigara bırakma konusunda bireyler hemen uygulamaya
kabul edilmemekte olup, yapılan ön değerlendirme
sonucunda uygulamaya kabul edilen herkes sigarayı
bırakabilmektedir.
•
Merkezimizde sigarayı bırakan bağımlılara bir yıl
ücretsiz destek verilmektedir. Artık “sigaraya son”
diyoruz.
Sigara Nedir?
Sigara,
Dünya sağlık örgütü verileri ve diğer bilimsel
çalışmalara göre; akciğer kanserlerinin %90’ı,
gırtlak kanserlerinin %99’u, kroner kalp
hastalıkları ve diğer pek çok kanser türlerinin en
önemli sebebidir.
Ya da sigara?,
İçinde başlıcaları; polanyum 210 (kanserojen), radon
(radyasyon), metanol (füze yakıtı), toluen (tiner),
kadmiyum (akü metali), bütan (tüp gaz), DDT (böcek
öldürücü), hidrojen siyanür ( gaz odaları zehiri),
aseton (boya sökücü), naftalin (güve kovucu),
arsenik (fare zehiri), nikotin (zehir-uyuşturucu),
karbon monoksit (egzoz gazı), katran (asfalt),
amonyak (tuvalet temizleticisi) ve + 3885 toksin
içeren bir üründür.
Dünyada ve Türkiye`de sigara gerçeği;
Dünya sağlık örgütünün (WHO) tespitine göre; dünyada
1 milyar 100 milyon insan sigara bağımlısı olup
erkeklerin % 47 si, kadınların % 12 si sigara
içmektedir. Sigara içme yaşı gittikçe küçülmekte ve
hanımlarda sigara içme oranı gittikçe artmaktadır.
Bu gerçek, gelecek neslin sağlığının daha doğum
anından itibaren direkt olarak olumsuz yönde
etkileneceğini göstermektedir.
ABD, İngiltere ve Kanada’da alınan önlemlerle sigara
kullanımı % 50 ye varan oranlarda azaltılmıştır.
Aynı zamanda sigara üreticisi olan bu ülkeler
gelişmekte olan ülkelerdeki pazarlarını genişletmeye
çalışmaktadırlar. ( Acaba neden?)
Dünya sigara devi ABD, düzenlediği kampanyalar ile
son 10 yılda 40 milyon vatandaşına sigarayı
bıraktırarak sigara satışlarını 3. dünya ülkelerine
kaydırdı.
Çünkü; tütün satmak çok kolay ve karlı bir iş!
Çünkü sigara yasal bir uyuşturucu!
Çünkü sigara bağımlılık yapıyor!
Çünkü sigara öldürüyor!
Ve sigarada yasal hiçbir sıkıntı yok!
Ve yer yüzünde bu kadar sakıncaları bulunduğu halde
yasal olarak satılan tek maddenin sigara olduğunu
not etmekte yarar var.
Bir diğer gerçek ise, dünyada her yıl 3 milyon
insanın sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle ölmekte
olduğudur. “Ölsem de sigarayı bırakamam” diyenler
bilmelidir ki, ölünce sigara bırakılabiliyor. Diğer
bir anlatımla, her yıl ortalama 3 milyon insan,
ölmek suretiyle sigarayı bırakabiliyor!
Peki, ülkemizde
durum hangi noktada? Buyurun tablomuzu inceleyelim.

Görüldüğü üzere sigara konusunda, övünemeyeceğimiz
bir birinciliğimiz söz konusu. “Biz erkek milletiz,
bize bir şey olmaz!” fakat diğer taraftan kısırlık,
sertleşme, ereksiyon ve iktidar problemi yaratan
etmenlerin başında sigara gelmektedir. Ne tuhaf
değil mi?
“ artık sigaraya son ”
Kahreden diyaloglar!...
Hiç sigara içip de aşağıdaki uyarıları duymayan var
mıdır?
"Sabah kalkar kalkmaz sigara içme"
İyi de niye? En güzel sigara ilk sigaradır.
"Sigara çok pahalı, parayı ona vereceğine
biriktirsene"
Hayatta bir bu zevkim var? Başka ne yapıyorum ki? Bana zevk
veren bir şeye niye para harcamayacakmışım?
"Sigara sağlığın için çok zararlı"
Ben o kadar uzun zamandır içmiyorum ki! Ayrıca
sağlığa zararlı bir sürü şey var. Hayat nasıl olsa
bitecek.
"Çok kötü bir alışkanlık"
Sigara içmeyen birine öyle geliyor olabilir. Ama
bana göre çok güzel bir alışkanlık.
"Çok fazla sigara içiyorsun"
Ne var yani? Bir sürü aşırı yemek yiyen, çok fazla
alkol alan ya da çok konuşan insan var. Ben onlara
bir şey diyor muyum?
Bunları okuduktan sonra, mutlaka yüzünüzde bir
gülümseme oluşmuştur. Hepsi de çok iyi bildiğiniz ve
sıklıkla karşılaştığınız ve hatta duymaktan en
nefret ettiğiniz cümleler. Hepsine artık düşünmeden
cevap veriyorsunuz, bir kulağınızdan giriyor
ötekinden çıkıyor.
Biz size başka şeyler soracağız:
*
Gece yarısı sigaranız tükenince hiç açık bakkal
aradınız mı? Bunu yaparken kendinize hiç kızdınız
mı?
*
Sigaranız bitince, kül tablasından sönük bir izmarit
alıp tekrar yaktınız mı? Tadı nasıldı?
*
Sigara için harcadığınız ve arada bir alt alta yazıp
topladığınız rakam sizi rahatsız etti mi?
*
Sigara filtresi yandığında çıkan kokuyu hiç duydunuz
mu? Bırakınca özleyecek misiniz?
*
Hiç araba kullanırken, sigaranızın ateşi üstünüze ya
da uzanamadığınız bir yere düştü mü? Bir taraftan
araba kullanırken, diğer taraftan onu aramak ne
zevkliydi değil mi? Sonra onu bulunca, ateşi
parmaklarınızda hissetmek...
*
Dudağınıza yapışan bir sigarayı çektiğinizde, kalkan
derinin verdiği acıyı tattınız mı?
*
Sabahları uyandığınızda ağzınızda nasıl bir tat
hissettiniz?
*
İki kat merdiven çıkıp, kalbinizin atışlarını
duydunuz mu? Ciğerleriniz sızladı mı?
*
Temiz havada nefes alamadığınızı hissettiniz mi?
Gülerken öksürük krizi geçirdiniz mi?
*
Bu yaşadıklarınıza ne güzeldi, diyebiliyor musunuz?
Peki sigarayı bırakırsanız, "ah ne hoş hatıralar
keşke geri dönsem diye düşünecek misiniz?"
“ Yoğun stres, sıkıntı ve bunalım yaşamadan
sigaradan kurtulmak
düşündüğünüz kadar güç değil,
denemeyi göze alın”
Sigaraya toplumsal yaklaşım.
Sigara bağımlılığı genelde; bıyık altı bir
gülümsemeyle, hafif alayla anılır. Sigaraya “
sevimli, şımarık çocuk” anlamları yükleriz. Ancak
bilinmelidir ki, önlenebilir hastalık ve ölüm
sebeplerinin en başında sigara gelmektedir.
Zihnimizin bir özelliğini hatırlatmakta yarar var.
İnsan zihni; aniden ortaya çıkan olgulara çok daha
duyarlıdır. (ölümlü kazalar gibi) Sigara gibi yavaş
ilerleyen, sonuçları zamanla ortaya çıkan konuları
algılamada güçlüğü vardır. Örneğin, her yıl düzenli
olarak sigara kaynaklı ölümlerde kaybedilen insan
sayısı, 1999 yılında yaşanan Marmara depreminde
kaybettiğimiz insan sayısından 5-6 kat daha
fazladır. Ancak birden bire ortaya çıkan afetin
izleri herkeste halen sürüyorken, sigara nedeni ile
her yıl düzenli olarak kat kat kayıp vermemize
rağmen bu konuda duyarsız davranıyoruz. Neden bir
başlangıç yapamıyoruz?
Diğer taraftan, sigaraya bağlı sakat kalma, yaşam
kalitesinin düşmesi gibi problemler uzun vadede
ortaya çıktığı için algı alanımıza giremiyor,
zihnimizin özelliği dolayısıyla.
Neden hala sigara???
Buna özetle, bilinç problemi,
ulusal sağlık politikaları meselesi diyebilir miyiz?
Ülkemizde halen 30 milyonun üzerinde vatandaşımız
sigara bağımlısıdır. Ve bu durum her yıl 110 binden
fazla insanımızın ölümüne neden olmaktadır. Artık “
sigaraya son “ demenin zamanı gelmedi mi?
Bunları biliyor musunuz?
Cinsel performans kaybı, ereksiyon problemi, dimağın
zayıflaması, cildin yaşlanması kırışması, koku alma
duyu kaybı, düşük riski ve kısırlığın en önemli
nedenlerinden başında yine sigaranın geldiğini
biliyor musunuz?
Peki… ATM Değişim Merkezinin sizlere, sigara
bağımlılığından kurtulmanızı hedefleyen bir
psikofizyolojik destek programı sunduğunu, bu
programda kişinin bilinçlendirilmesi ve
yönlendirilmesi yanında, nikotin bağımlılığı
nedeniyle bedenin yeterli miktarda üretemediği
endorfini yeniden üretilmeye başladığını ve
bağımlının nikotin alma/sigara içme isteğini ortadan
kaldırdığını/minimum düzeye indirdiğini, sigara
bırakmaya bağlı olarak gelişen (stres öfke/agresyon,
huzursuzluk, bilinç bulanıklığı, gerginlik, titreme
vb) ya hiç ortaya çıkmadığını ya da çok düşük bir
düzeyde seyrettiğini de biliyor musunuz?
Eğer bunları biliyorsanız, bu programda, ilk
uygulamadan itibaren sigarayı bırakabildiğinizi ve
üç gün üst üste yapılan uygulamalarla sigarayı
hayatınızdan çıkarabildiğinizi de bilmelisiniz.
“sigara içmemek bir ayrıcalıktır”
Onlar neden bıraktılar
Mehmet Semih Söylemez - CEO
AGT Ağaç Sanayi –
agt@agt.com.tr
“ AGT Ağaç Sanayi olarak vizyonumuz 2003 yılına
sigarasız girmekti. Bu konuya yıllardan beri yatırım
yapıyorduk. Personelimizi bilinçlendirmek, bırakan
çalışanları maaşla ödüllendirmek gibi. Bununla
birlikte çeşitli sigara bırakma yöntemleri ( ilaç,
flaster, nikotinli sakız gibi) konusunda
çalışanlarımızı yönlendiriyorduk. Ancak tüm
çabalarımıza rağmen son 25 çalışan bağımlılıktan
kurtulamadı. Bu süreçte ATM ile yaptığımız
işbirliğinden bir hafta sonra firmamızda sigara içen
personel kalmadı. Ve halen sigara içen ellerin
değmediği dünyanın en kaliteli mobilya
ekipmanları-profillerini üreten bir kurum olarak
yolumuza devam ediyoruz.”
Süleyman ORMAN - Makine mühendisi
KAROT Mühendislik
–
0242
742 76 87
“Medeniyetlerin kanayan yarası madde bağımlılıkları!
Çocuklarımızı, gençlerimizi, kendimizi adım adım
sakatlıyor ve ölüme götürüyor. Bazen bunları
durdurmaya çalışan kahramanlar ortaya çıkabiliyor.
ATM Değişim Merkezi “o kahramanların yuvası”. Sigara
denilen illetten bu kadar kolay kurtulabileceğimi
hayal bile etmiyordum. Giderken ATM’ye inanmayarak
gittim, ayrılırken kendime inanamayarak ayrıldım:
kurtulmuştum ve bitmişti artık!”
İsmail KARAMAN - Kimya mühendisi
Günsu AŞ Yönetim Kurulu Başkanı –
gunsu@superonline.com
“Geriye dönüp baktığımda yıllarca böyle bir hatayı
nasıl sürdürdüğüme hayret ediyorum. Kedime
yapabileceğim en büyük kötülüğün sigara içmek
olduğunu gün geçtikçe daha iyi anlıyorum. Bu
problemden beni sıkıntısız ve stressiz kurtaran ATM
değişim merkezi ile keşke daha önce tanışsaydım.”
Siz, neden bırakmalısınız ?
• Anne / Baba
olmanın sınırsız sorumluluğu için.
• Bağımlılığı
kabullenmemek için.
• Daha dik
yürüyebilmek için.
• Eşinize
haksızlık etmemek için.
• Kanser olmaktan
korktuğunuz için.
• Paranızı israf
etmemek için.
• Deliksiz uyumak
için. / Hırıltılı nefes almamak için.
• Farklılığınızı
ispatlamak için. / Özgüveniniz için.
• Nefesinizin
kokusundan utanmamak için. / Cildiniz için.
• Kulağınızı,
gözünüzü ve kalbinizi daha fazla kapamamak için.
• Cinsel gücünüzü
koruyabilmek, daha iyi hale getirebilmek için.
• Damarlarınızın
tıkanmasını önlemek için. / Kalp hastası olmamak
için.
• Kendinize
yakıştıramadığınız için. / Kendinizle gurur duymak
için.
• Çevreye iyi
örnek olmak için. / Çevrenin itici ikazlarını
duymamak için.
• Rahat nefes
alabilmek için. / Rahat ve aktif hareket edebilmek
için.
• İlkel bir
alışkanlığı terk etmek için. / Giysilerinizin pis
kokmaması için.
• Kendinizden
sorumlu olduğunuz için. / Özsaygınızı kaybetmemek
için.
• Çocuklarınızın
karşısında çaresiz kalmamak için / Örnek olmak için.
• Sağlığınıza
önem vermek zorunda olduğunuz için.
Sigara içmek zorunda olanlar;
Evet sevgili tiryakiler, sizlerden bahsediyoruz.
Sigara içmeyi sürdürebilmek adına, her bağımlı gibi
sizde bizzat kendinizi kandırmak için bir söylem
geliştirdiniz mutlaka, ama bilmelisiniz ki siz
sigarayı şu veya bu nedenle içmiyorsunuz. Siz günde
bilmem ne kadar sigara içmek zorunda olan bir
kişisiniz. Buna zorunlusunuz. Çünkü siz
bağımlısınız. Sigarayı bırakmadıkça siz buna
mecbursunuz.
“ artık sigaraya son ”
Zorla sigara içirilenler!...
Klasik deyimiyle “pasif içiciler” denilip geçilen
kesimden bahsediyoruz. Başta, sigara içilen
ortamlardaki çocuklar olmak üzere dumana maruz kalan
kişiler solunum yolu hastalıklarına daha sık
yakalanırlar. Aynı zamanda akciğer kanseri yönüyle
de risk grubundadırlar. Pasif içici konumundaki
çocuklar sigara içmeye daha çok eğilimli olurlar.
Sigara içen kişi, sigaranın filtresi nedeniyle, çok
az da olsa zararlı maddelerin geçişini
engelleyebilir. Ancak hiçbir filtreye tabi
tutulmadan havadaki dumanı soluyan kişilerin durumu
daha da tehlikelidir. Sigara içicisi, zaten dışarıya
savurduğu dumanı ayrıca yine solumaktadır. Böylece
dumanlı ortam içindeki kişilerin istese de istemese
de kalp atışları hızlanır, tansiyonu yükselir, kan
pıhtılaşması artar.
İnsan hakları yönüyle de sorgulamak gerekirse, küçük
büyük ayırımı yapmadan diğer kişilere zorla sigara
içirmek ne derece haklı bulunabilir? Sorusuna cevap
aramak gerekir.
Dudak tiryakileri cemiyeti?
Vicdanları rahatlatmaya yönelik, kendini avantajlı
hissetmenin hazzını yaşatan çok hoş bir söylem değil
mi? “Ben sadece dudak tiryakisiyim.”
Çok güzel de, muhtemelen siz nikotinin sıvıya
karıştığını bilmiyorsunuz. Eğer biliyorsanız, siz
tükürük iletisiyle mide yoluyla sigara
kullandığınızı da biliyorsunuz demektir. Diğer
taraftan bu tip bağımlılıklardaki oral saplantı daha
yüksektir.
Patron, neden sigaraya karşı?
Aşağıdaki bilgiler, günümüzde ortalama ölçekte
sigara içme alışkanlığının günde 1,5 paket, yani 30
adet olduğu kabulü üzerinden değerlendirilmiştir.
Günde 30 adet sigara içen kişi, ortalama her 28
dakikada, bir adet sigara içmek zorundadır.
Dolayısıyla 8 saatlik mesai içinde bir personel
ortalama 17 adet sigara içmek zorundadır.
Bir sigaranın içilme süresi, ortalama 5 dakikadır.
Sigara yakıldığı anda kişinin beyni sigaraya
kilitlenmekte diğer tüm aksiyonlar ikincil duruma
geçmektedir. Aksi durumda beyin ve beden, başta
yangın olmak üzere pek çok tehlikeye açık olacağını
bilir.
Ofis içinde sigara içilmesinin serbest olduğu
işletmenin personeli her gün 5x17=85,7 dakikalık
mesai kaybına neden olmaktadır. Bu durum, ayda 4,6
gün, bir yılda ise 1,6 aylık mesai kaybına neden
olmaktadır. Şayet bu işyerinde 7 kişi sigara
bağımlısı ise, bu işyerinde her ay 1 kişiye hiçbir
iş yapmadığı halde, sadece sigara içtiği için
düzenli olarak maaş ödenmektedir. Ya da 6 kişi
çalıştırılarak düzenli olarak her ay 7 kişilik
maliyet üstlenmektedir denilebilir.
Önemli ? Eğer bir adet sigaranın tüketme süresi 10
dakika kabul edilirse, bir kişinin yıllık mesai
kaybı 3,3 aya dayanmakta ve bu durumda her üç sigara
bağımlısına ödenen ücret ile aslında iki kişi
çalıştırılmaktadır. Tabii ki para da, zaman da size
ait. İstediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
Sigara odalarında sigara
içilen işyerlerinde ise durum daha da vahimdir.
Şöyle ki; çalışılan noktadan sigara mahalline
gidiş ve tekrar çalışma noktasına dönüşünün en
kestirmeden 5 dakika olduğu ve bunun da sigara içme
süresine ilave edildiğinde her gün 10x17=170
dakikalık kişi başına mesai kaybı oluşmaktadır. Bu
kayıp ayda 7 gün ve bir yılda 85 gündür. Sigara
odalarında uzayıp giden sohbetlerin yarattığı
kayıpları da yok sayıyoruz!
Bir işyerinde 10 kişi sigara içiyorsa yılda 840
günlük fiili bir mesai kaybı söz konusudur. Ve bu
durumda;hiçbir iş yapmadığı halde, sadece sigara
içtiği için her ay 4 kişiye düzenli olarak maaş
ödenmektedir. Diğer bir anlatımla, 6 kişinin iş
gücünü yakalayabilmek için düzenli olarak her ay 10
kişilik maliyet üstlenilmektedir.
Sigara içmek üzere elindeki işi bırakarak sigara
odasına giden kişinin güzergah boyunca çalışmakta
olan arkadaşlarını selamlaşmak veya takılmak
şeklinde rahatsız etmeyeceğini, sigara odasından
işine dönen bağımlının yeniden konsantrasyonda zaman
kaybetmeyeceğini var sayıyoruz.
Sigara içmeye giden arkadaşını gören diğer
çalışanların da bu durumdan tahrik olmayacaklarını
düşünüyoruz.
Diğer taraftan, ciğer ve kulak burun boğaz
rahatsızlıklarına dayalı kayıpları ile özellikle
sigaraya bağlı olan ve her yıl düzenli olarak bir
hafta grip olma zorunluluğuna dayalı mesai kayıpları
yok sayıyoruz.
İş yerinde sigara içenlerin, içmeyenleri şu yada bu
şekilde, bilerek veya bilmeyerek rahatsız
etmediklerini düşünüyoruz.
Çalıştığı müesseseyi temsil eden çalışanın sigara
içme davranışı ve kötü kokması nedeniyle iş yeri
hakkında olumsuz bir imaj çizmediğini düşünüyoruz.
30 dakikayı geçen toplantılarda, sigara içemeyen ve
sürekli sigara arzusu içinde olan bağımlı, konuya ve
toplantıya nasıl yoğunlaşacaktır? Nasıl yararlı
olacaktır ?
Bu soru
işareti, üst düzey yöneticiler için de
kullanılmıştır. Ancak biz yine de sigara
bağımlısı çalışanların, performanslarını
koruyabilmek için canlarını dişlerine takarak
başarılı olabileceklerini düşünmek istiyoruz.
Sigara sohbetlerinde kesinlikle dedikodu
yapılmayacağını düşünmek istiyoruz. Ancak yapılacak
dedikoduların işyerinde türlü kayıplara neden olup
olmayacağı da ayrı bir konudur.
İşyerlerindeki halı, masa, sandalye ve perde vs gibi
mefruşatların sigara nedeniyle zarara uğraması uzak
ta olsa bir ihtimal olarak değerlendirilmeli midir.?
Sigara bağımlılarının vücut asitleri yüksek
olacağından sürekli hasta ve halsizlik içinde
olmaları dikkate alınarak, daha hafif görevlere
kaydırılmaları doğal karşılanmalı mıdır?
Yukarıda sayılanlar daha çok uzatılıp gidebilir.
İşte bütün bunlar için
patron sigaraya
karşı.
"Sayın
patron; bir de bu açıdan bakın"
Biz aslında,
insanlara kaliteli bir yaşam ve
daha uzun ömür sürme şansı sunmak gibi
güzel bir şey yapıyoruz.
Gerçekler;
Biliyoruz ki; İnsanlar genelde bağımlılığın verdiği
sinsi rehavetten kendilerini alıkoymada güçlük
çekerler. Bırakın bağımlı oldukları maddeyi terk
etmeyi, sigarayı bırakma düşüncesi bile onları
rahatsız eder.
Biliyoruz ki; Ancak kendileri ile iletişim kurabilen
ve kendileri ile yüzleşebilen kişiler
bağımlılıklarını terk etme kararlılığına girerler.
Biliyoruz ki; Bağımlılar, bağımlı oldukları maddeyi
(Alkol, Sigara) kullanma dışında olup biten hakkında
neredeyse hiçbir şey bilmiyorlar.
Biliyoruz ki; Bağımlılar kendilerini kandırmaktan
keyif alırlar. İşte bu nedenlerle bağımlılıklarını
neden terk etmemeleri gerektiği konusunda yine
kendilerini kandırabilmek için çırpınır dururlar.
Kendini kandırma çırpınışlarından bazı örnekler.
•
Her sigara bağımlısının favori bir kaçış söylemi vardır.
Sizinki hangisi?
•
Uzun zamandır sigara içmiyorum. Bir sigaranın artık bana
zararı olmaz.
•
Şimdi bir tane içeyim, bir daha içmem. Şu anda sigara içmek
istiyorum.
•
Sigara içmeye hakkım var. / Sigara içmek o kadar da kötü
değil.
•
Şu anda canım çok sıkkın. Gerçekten sigaraya ihtiyacım var.
•
İçeceğim işte. Sigaranın zararları umurumda değil.
•
Herkes sigarayı bırakır ama ben bırakamam.
•
İstediğim zaman sigarayı bırakabilirim.
•
İradem zayıf, sigarayı bırakamıyorum.
•
Aman, nasıl olsa ölecek değil miyiz.
•
Sigarayı seviyorum.
•
Sigarayı bırakırsam kilo alırım.
•
Sigara benim tek dostum.
•
Vesaire, vesaire, vesaire, ..........., .............,
......
Sayılanların hepsi yanlış bilinmekte ve yanlış
anlamlandırılmaktadır, hepsinin çok güzel cevapları
var. Ancak biz son birkaç söyleme şöyle bir göz
atalım.
Sigarayı seviyorum diyenlerden misiniz? Yine de
kimseye söylemeyin ama siz günde bilmem kaç adet
sigara içmek zorunda olan bir kişisiniz. Yani siz
keyiften değil, zorunluluktan sigara içiyorsunuz.
Nerden mi bildik? Biz
madde bağımlılarını tanıyoruz.
İradesi zayıf olduğu için sigarayı bırakamadığına
inananlar bilmelidir ki, sigara bağımlılığının irade
ile doğrudan bir ilgisi yoktur.
Sigara bağımlılığı daha
çok fizyolojik bir olgudur.
Bilinçsiz bir şekilde sigarayı bırakanlar kilo
alabilir. Ancak verdiğimiz psikolojik taktikler
sonucu kişilerde oluşturulan davranış değişiklikleri
ile kilo almak bir yana,
sigarayı bıraktıktan sonra kilo verilmesi bile
mümkündür.
Öyle yalnızım ki sigara / alkol benim tek dostum
söylemi de eğlenceli bir kaçış noktasıdır. Bunlar bu
kadar dost ise, kullanıcılarını neden perişan
ediyorlar? Ha, bu arada unutmadan “Benim en iyi
dostum içkim sigaram” diyen sevgili Tanju OKAN’ı da
rahmetle anıyoruz.
Yani gerçekler bilinenlerin bir hayli uzağında
durmaktadır.
"Sizi
şöyle alalım"
Neden biz?
Öncelikle bu işe gönül verdik, yüreğimizi koyduk.
Yılların deneyiminden sentezleyerek geliştirdiğimiz
özel, özgün ve farklı tekniğimiz, başarı grafiğimizi
% 100 noktasına dayandırmıştır.
Bağımlılar,
genelde bir taraftan sigarayı bırakmak diğer
taraftan da sigara içme ikilemi içinde bize
gelirler. Ve hatta sigarasız bir yaşam hayal etmekte
bile güçlük çekerler.
İlk teması yapan kişiler, yaşamlarında ciddi bir
fırsatın eşiğine geldiklerini anlarlar. Ve ilk
uygulamadan itibaren sonuç aldığını gören bağımlılar
ile artık sarsılmaz bir dostluğun başlangıcı
kurulmuş olur.
Sigara içme alışkanlığı bir madde bağımlılığı mıdır?
Evet. Belli aralıklarda alınmadığında rahatsızlık
veren, yoksunluğuna katlanabilmenin bile
düşünülemeyeceği, mantığın kesin red etmesine rağmen
karşı koyulamayan, insanın bizzat kendisine ve en
sevdiklerine peşkeş çekebildiği esaret noktasıdır.
Sigara bağımlılığı nasıl oluşur?
Genellikle 13 - 23 yaş arası özenti, merak, sosyal
kabul, özgüven eksikliği yada “adam yerine koyulma”
arzusu gibi sebeplerle alışılan bir davranıştır.
Sigaraya alışma çabaları sırasında vücuda alınan
nikotin vücudun doğal salgısı olan Endorfini kanda
suni olarak arttırır. Ve kişi kendini keyifli, rahat
hisseder.
Endorfin, beynin ürettiği bir haz salgısı veya
mutluluk hormonu diyebileceğimiz bir proteindir.
Kimyasal analizi yapıldığında tamamı ile bir
uyuşturucu olduğu görülmektedir.
Nikotin bir uyuşturucudur. Bütün uyuşturucularda
olduğu gibi nikotin de sinirlerdeki nöronlara
yerleşir, sinir hücrelerinin doğal endorfin üretmesi
yönünde beyni uyarmayı durdururlar. Bu şekilde vücut
doğal endorfin üretmek yerine, ona benzeyen ancak
asla onun yerini tutamayan nikotin bağımlılığı
kıskacına girmiş olur. Ve bağımlılık başlar.
Nikotinin bir uyuşturucu olduğunu bilmeden sigarayı
bırakmaya kalkanlar “ne yapayım iradem zayıf”
diyerek biraz şaşkın biraz güvenlerini kaybetmiş
olarak pes ederler.
Alt tarafı sigara!..
Sigara, çok kolay elde edilebilen ve köşedeki
bakkaldan alınabilen bir madde olduğu için, çoğu
insan sigarayı bir madde bağımlılığı olarak
düşünmemektedir. Ancak bir maddenin yasal olup
olmadığını, ekonomik çıkarların belirlediğini
unutmamak gerekir. Sonuçta sigara bir madde
bağımlılığıdır. Alt tarafı sigara deyip geçilecek
basit bir şey değil!
Sigara Semptomları ;
Sigaranın yarattığı fiziksel, duygusal ve ruhsal
semptomların bazıları aşağıda sıralanmıştır.
•
Boğaz ağrısı, Öksürük, Donuk cilt, Depresyon
•
Mide bulantısı, Balgam, Cilt kırışıklıkları, Halsizlik
•
Göğüs ağrısı, Kalp rahatsızlığı, Esaret duygusu, Endişe ve
korku
•
Kanser, Kalp çarpıntısı, Suçluluk duygusu, Kendinden nefret
•
Sindirim bozukluğu, Nefes darlığı, Sigara içmenin utancı,
Özsaygının yitmesi,
Dolaşım sorunları, Sinüzit, Baş ağrısı, Solunum
problemleri
•
Ağız kokusu, Diş eti hastalıkları
•
Sigara içmenin zayıf kişilik göstergesi olması.
Sigarayı bırakma yolları nelerdir ?
Piyasada sigarayı bırakma adına pek çok yöntem
uygulanmaktadır. Bunların belli başlıları;
akupunktur, hipnoz, psikolojik telkin, deri üzerine
flaster uygulaması, nikotin sakızı, çeşitli adlar
altındaki ilaçlar.
Ve ATM Değişim Merkezinde başarıyı hedefleyen
tiryakilere (psikofizyolojik) cihaz desteği, hipnoz,
reiki gibi alternatif yöntemlerde kullanılarak kolay
bir şekilde sigaradan kurtulma olanağı
sağlanmaktadır.
Nasıl başarılı olabilirsiniz ?
Bağımlılığınızla yüzleşip sigarayı bırakma
düşüncelerinizi netleştirip ATM Değişim Merkezine
başvurduğunuzda başarı kaçınılmazdır. Arada bir
istem dışı, belli belirsiz sigara içmek istediğiniz
anlar olacaktır. Bu çok doğal bir şey çünkü siz
madde bağımlısınız. Hiç kimse sigarayı sizden zorla
almıyor. Bıraksanız bile, istediğiniz zaman sigaraya
dönmeyi seçebilirsiniz. Çünkü
sigara, bağımlı olana da olmayana da bir bakkal
kadar yakın.
Yoksunluk sendromu önemlidir:
Yoksunluk çağrıştıran düşünce kalıplarının yerine
farklı kalıplar koymak gerekir. Sigara kokmamak ne
güzel, esareti kırmak ne güzel, sigara parasının
cebimde kalması ne güzel, kendimi güçlü hissetmek,
sigarayı bırakmayı başarmak ne güzel gibi.
Lütfen dikkat. Sigarayı bıraktıktan sonra bir tek
sigara içildiğinde bile maalesef çok kısa bir süre
içinde eski sigara içme seviyesine geri dönüleceği
unutulmamalıdır. Dolayısıyla sigarayı bıraktıktan
sonra değil bir tane, bir fırt bile içilmesi başa
dönüşü sağlar.
Sigara ne zaman bırakılmalıdır ?
Bütün madde bağımlılıklarının kaynağı sigaradır.
Eğer sigarayı bırakmak için mükemmel zamanı
bekliyorsanız bu günü görme şansınız mucize olur.
Neden “şimdi” olmasın? Zira en iyi zaman şimdiki
zaman değil midir?
“Bir itiraf öyküsü”
Onunla ilk tanıştığımda 14 yaşında Ortaokul 2.
sınıftaydım. Onun yaşını hiç sormayın. Göz göre göre
kendimi ateşe attığımı sonradan anladım. Herkes bu
beraberlik için yaşımın çok küçük olduğunu
söylüyordu. Aslında hiçbir zaman için yaşın
uygunluğu söz konusu olmaz böyle bir ilişkide. İlk
önceleri yakın arkadaşlarımla paylaştım küçük
sırrımı. Sadece gönül eğlendiriyordum onunla. Ne
kadar da aptalmışım. Aileme anlatamazdım.
Reddedileceğini biliyordum bu ilişkinin. Başlangıçta
tenha yerlerde buluşuyorduk. Daha sonra
buluşmalarımızın sayısı arttı. Ok yaydan çıkmıştı
bir kere. Evet onu seviyordum. Aklımda hep aynı
düşünce vardı. Onun tutsağı değildim ve istediğim
zaman terk edebilirdim. Ne kadar da akılsızmışım! En
sonunda olan oldu. Bir gece annem bizi odam da
yakaladı. Kızmadı, bağırmadı. Sadece kısa bir nasihat
çekti. Beraber olmamızı yasak etmenin imkansızlığını
anlattım.
Aradan seneler geçti, ama gittikçe bağlılığımız
arttı. Daha dorusu ben ona bağlandım. Aradan geçen
yıllarda kaybeden taraf hep ben oldum. O bana sahte
mutluluklar verdi sadece. Bense her şeyimi. Paramı,
sağlığımı,zamanımı verdim. Onun için kavga ettim.
Onu sevmeyi öğrendim sonrada nefret etmeyi. Beraber
olmayı istemediğim anlarda bile, yanımda olmaya
devam ediyordu. Ne yalan söyleyeyim, bazen ben de
isteyerek onun peşinden koşup sokak sokak aradıktan
sonra kavuşuyor, buluşuyorduk. Ailem, yakınlarım ve
diğer sevdiklerimle arama girdi. Arkadaşlarımın çoğu
ondan nefret etti. Hatta zaman zaman ben bile ondan
tiksindim. Bedenime, ruhuma sinen kokusundan
iğrendim. Dudaklarıma her dokunuşunda bir şeyler
çalıyordu benden. O her seferinde yeniliyordu
kendini. Bense gittikçe tükeniyordum. Buna rağmen
bir türlü terk edemiyordum.
Aslında, ayrılmayı çok denedim. Hepsinde dönüşüm
daha hasretle oldu. Özlemine dayanamıyordum.
Ayrılığına alışmaya çalıştım, katlanamadım. O hep
rahattı. Ayrılıkta birliktelikte de fark etmiyordu
onun için. Bense ayrı iken de kaybediyor, acı
çekiyordum. Birlikte iken de . Bir türlü aklımdan
yüreğimden çıkmıyor. Ama şunu iyi biliyorum ki, bir
gün ya o beni terk edecek cansız bedenimden, ya da
ben o sigarayı.
İçindekiler !!! bölümü;
1- Polonyum 210 - kanserojen
2- Radon - radyasyon
3- Metanol - füze yakıtı
4- Toluen - tiner / çözücü
5- Kadmiyum - akü metali
6- Bütan - tüpgaz
7- DDT - böcek öldürücü
8- Hidrojen Siyanür- gaz odaları zehiri
9- Aseton - boya sökücü
10-Naftalin - güve kovucu
11-Arsenik - fare zehiri
12-Nikotin - zehir / uyuşturucu
13-Karbonmonoksit - eksoz gazı
14-Isı - 900 °C
15-Katran - asfalt
16-Amonyak - tuvalet temizleyicisi
+
3.885
toksik madde
Buyurun, buradan yakın.!!!
Bağımlıların kendi çabaları veya amatör destekler
ile sigarayı bırakma çabaları, genelde tekrar tekrar
başa dönmek suretiyle sinir harbi ile karışık
hüsrana dönüşür.
Bu nedenle sigara bağımlılığının giderilmesindeki
başarı, alınacak profesyonel destek ve bu desteğin
kalitesi ile doğrudan ilgilidir.
istanbul@atmpsiko.com
Tel;
0216 418 0 198
|